|
 NEZAHAT YILDIZ KAYA "Bana senin dilinde ve dininde dua et!.." Bu cümle benim zaman zaman aklıma gelir. Bir yerlerde beynimin içinde bir köşeye yerleşmiş çıkmıyor, silinmiyor. Hic düşündünüz mü dualar ne kadar önemlidir; hem kendiniz için hem de başkaları ve hatta sizin dininizden olmayanlar için… Derecesi nedir hayatımızda dualar ne zaman lazımdır; beklentimiz nedir dualardan, ya da dua ettiğimizde neler değişir yaşantımızda ve nelerin değişmesini isteriz.
Aslında hepimiz insan ve bir kul olarak yaptığımız az ya da çok dualarımız vardır ve isteriz ki yaptığımız dualar hemen neticesine yerine ulaşsın. Duaların her insan gibi benim için de yeri çok onemlidir; hayatımın, düşüncelerimin ve hatta sabah kalktığım zaman güne başlangıcımın temelidir. Bir hırıstiyanın ya da bir hıristiyan gibi yaşamış birisinin benden son nefesinde dua istemesini hâlâ bugünkü gibi yüreğim sızlayarak içimde hissetmekteyim. Sözünü ettiğim kişi benim işim gereği, hasta hemşire ilişkisinde olan bir insan olsa da zaman içinde bu biraz daha kendini samimiyete ve birbirini tanımaya bırakmıştı, Sevgimiz karşılıklıydı. Hastam 100 yaşını 19 gün geçmişti. Güzel huyları olan bir insandı. Oturuşu dik ,kararlı, sözünü esirgemezdi. Kadın olmasına rağmen herkes ona general ismini takmıştı. İki günlük bir izinden sonra akşam nöbetini devralacaktım. İçeriye girdiğimde grup arkadaşlarından ve raporlardan hastamın ölüm döşeğinde ve son anlarının mücadelesinde olduğunu öğrendim. Hasta odasına girdiğimde selam verdim; biliyordum ki o benim sesimi ta uzaktan, koridorun başında olsa bile tanırdı. Hastam başını bile çeviremedi, önünde durdum, elini tuttum, beni gözleriyle takip etti ve selam verdi. Zor duyulur bir sesle, “Geldin mi” dedi ve bir şeyler mırıldandı, anlamadım söylediğini; anlamak için kulağımı yaklaştırdım … “Bana senin dilinde ve dininde dua et!..” diye zorla mırıldandı. Şaşırmıştım ama bir o kadar da sevinmiştim. Hemen yanına oturdum, aklıma gelen duaları onun duyabileceği şekilde hafif bir sesle okudum. Derin bir uykuya daldı.Ertesi gün yine akşam nöbetimde içeri girince onun hâlâ yaşadığını bildirdiler. Hemen yanına gittim; hissettim ki beni bekliyordu, oturdum sessizce baş ucuna geldiğimi anlaması için ses verdim, “Ben geldim” dedim ve yine dualarımı ettim. “Şimdi uyu, ben buralardayım, seninleyim” dedim.Yüzünde derin bir huşu ve memnuniyetle beraber bir güzellik vardı. Çok sürmedi, 2 saat aradan geçmemişti ki hastam vefat etmişti ve ben bu arada sık sık yanına giderek, onunla beraber olduğumu hissettirmiştim. Hastamın naaşının başka bir yere, yani morga kaldırılması için geçen zamanda yanındaydım ve ta kapıya kadar uğurladım. Cenaze töreninde de ailesinin yanında yer aldım, bir aile bireyi olarak. Hissediyordum ki yine o benden güç alarak, bana güvenerek yanımda can vermişti. Dualarımla son görevimde bile onunlaydım, onu yalnız bırakmamıştım. Belki de ben bir sebeptim onun için; bilemiyorum,” Takdir yüce Allahımızın” diyorum. Şimdi ne mi oldu? Rahmet pınarlarından topladığım duaları onun adını da anarak gönderiyorum. Mevlâm kabul eder inşallah... *** Yaşanmış bu hikâyemi, bir şiirimle tamamlamak istiyorum: KABUL ET YÂR ALLAHIM Her yürek atışında adını zikrederek Aydınlığa yol budur düşünüp fikrederek Gelen her şey sendendir deyip de şükrederek Elim sana açılmış, kabul et yâr Allahım. Gönlüm senden vazgeçmez ömrümün içindesin Sevdan bende büyüktür El-Furkân biçimdesin Ruhum sana yönelmiş en ince sicimdesin Elim sana açılmış, kabul et yâr Allahım. Haddimi aşar isem beden ahuzârdadır Huzurum saygım biter var imanım hardadır Nefsimle barışıksam ol amelim kârdadır Elim sana açılmış, kabul et yâr Allahım. Dar gelen bu dünyada kısa ömrüm misafir Hâşa şirkten korkarım; yoksa olurum kâfir Kalbim mühürlü sana hâle salmış bir safir Elim sana açılmış, kabul et yar Allahım. Nezahat Yıldız Kaya
|
evet dualar evrenseldir hangi dilde ve dinde olduğu farketmez ALLAH(C C)duyar.
ayrıca şiirindeki büyük ilerlemeyi memnuniyetle takıp ediyorum
selam ve sevgiler.